10 February 2005, Thursday
Önceki aylarda pek çok dial-up internet kullanıcısının başını yakan Dialer konusunda, Altemur Kılıç'ın açtığı dava Türk Telekom aleyhine sonuçlandı. Altemur Kılıç 2004 martında, dialer aramaları da içeren 7,7 milyar TL’lik bir fatura ile karşılaşınca mahkemeye başvurmuştu.Dialer programı ile kabaran 7,7 milyar TL'lik (7,676 TL) telefon faturası nedeniyle Türk Telekom'u mahkemeye veren ünlü gazeteci ve yazar Altemur Kılıç davayı kazandı ve bugün alınan gerekçeli karar sonrası turk.internet.com'a bir demeç verdi.
Altemur Kılıç'ın "Ankara'da hakimler varmış, inandım" dediği açıklamasına avukatı Hakan Yıldırım şu sözlerle devam etti
Bu dava aslında ilginç bir gösterge. Yargıç ve avukatların perspektiflerinin değiştiğini ve olaylara tüketici hakları yönünden bakılmaya başlandığını gösteriyor. Avrupa Birliği’nin kapısındaki Türkiye açısından güzel bir gelişme. Eskiden bu tür davalarda, tüketici haklı bile olsa devletçi bakış nedeniyle kazanmak mümkün olmazdı.Bu tür örneklerin çoğalmasını bekliyorum.
Ancak komik bir nokta var ki, tüketicilerin de bakış açısı hala eskisi gibi. Bunun değişmesi lazım. Tüketicinin haklarını koruması lazım. Örneğin daha önce dialer konusunda sorun yaşayan pek çok kişinin faturalarını ödediğini biliyoruz. Oysa Altemur Kılıç'ı kutlamak lazım. Hakkını aramayı sonuna kadar sürdürdü ve bu tavrından da taviz vermedi. Bu dava telekom sektöründeki tüketici hakları açısından da bir dönüm noktasıdır.
Gerekçeli karara bakarsanız, sözleşme açısından tüketici haklarının korunması gayet müsait. Örneğin gerekçeli kararda "Yani tüketici satıcının her dediğini kabul etmek zorunda bırakılmıştır. Tüketici aleyhine birçok haksız şart içeren sözleşme, 4077 sayılı yasanın 6.maddesi ışığında tüketici yönünden geçersizdir" ibaresi yer alıyor.
Dolayısıyla tüketicinin de artık perspektifinin değişmesi ve haklarını korumayı öğrenmesi ve mücadele etmesi gerekli.
Gerekçeli kararda ilginç cümleler yer alıyor. Örneğin
Sözleşmenin içeriğinde internet aboneliğine dair hiçbir cümle ve sözün yer almadığı görüldü..
Sözleşme satıcı (TT) tarafından tek taraflı hazırlandığı, tüm maddelerin satıcı lehine olduğu, itiraz halinde bahse konu sözleşmenin ve satıcı şirketin kayıtlarına itibar edileceği belirtilmesine rağmen ödenmeyen faturalar için ne gibi işlem yapılacağı, faiz oranının gecikme cezasının nasıl belirleneceği açıkca belirtilmemiş, tüketiciye gönderilen faturaya atıf yapılmıştır. "Yani tüketici, satıcının (TT) her dedğini kabul etmek zorunda bırakılmıştır.
Tüketici aleyhine birçok haksız şart içeren sözleşme, 4077 sayılı yasanın 6.maddesi ışığında tüketici yönünden geçersizdir.
Çünkü tüketiciye karşı satıcı konumunda olan şirket tekel konumundadır. İnternet hizmetini ise telefon hattından temin etmektedir.
Deniliyor ki.. Bu ifadeler Türk Telekom'un sözleşmelerinde tüketici açısından çok önemli haksızlıklara parmak basıyor. Bu konuda başka davaların da açılması mümkün gözüküyor.
Öte yandan, gerekçeli kararın sonlarında bir de şu şekilde bir ifade yer alıyor;
Bilirkişi heyeti, yine gerekçeli raporunda satıcının ve tüketicinin şikayete konu tuzak programların önlenebilmesi zımmında önlem alabileceğini ayrı ayrı belirtmiş ise de, satıcı konusunda uzman olup, satışa sunduğu hizmet için tüketiciyi her yönüyle aydınlatması gerektiği halde uyarı ve ikaz yapmamıştır. Bahse konu ihtilafların oluşmaması için tüketicinin ne yapması gerektiği belirtilmemiştir.
Örneğin, bahse konu sitelere kredi kartı ile veya kontür almak suretiyle girilmesi için koşul oluşturması mümkün olduğu halde, satıcı yapılan işlemden kendisi de pay aldığı için bu hatları ve sistemi açık tutmuştur”
Bu da Türk Telekom'un Avrupa Birliği döneminde sorumluluklarını ve tüketicilerin de haklarını farkına varması açısından ilginç hususlar.
Dava sonunda Altemur Kılıç’ın 7.700 YTL tutarındaki Türk Telekom faturasını ödemek zorunda olmadığı ve mahkeme ve avukat masraflarının da Türk Telekom’dan tahsil eilmesi gerektiğine karar verildi.
Dialer Programı Nedir?
Dialer, belli telefon numaralarının otomatik çevrilebilmesini sağlayan bir program içeren bir ödeme sistemidir. Bu sistem aynen 900’lü hatlar gibi çalışır. İnternet üzerinde kullanılan bir servisin ücreti kullandığı süreye göre telefon faturası olarak tahsil edilir.
Dialer servisi veren firmalar, Türk Telekom ile anlaşma yapmak zorundalar. Çünkü bu servisin para kazanması için, fatura abonenin bağlı olduğu telefon operatörü tarafından tahsil edilir.
Türkiye’de, henüz dialer düzenlemesi yapılmadığı için, bu sistemler ingilizce oluyor, kurallara tabi olmuyorlar ve yurtdışında pahalı noktalara telefon bağlantısı yapılarak kullanıcıları aldatabiliyor. Dialer yurtdışında pek çok konuda kullanılabiliyor. En çok kullanılan noktalardan birisi, kredi kartı ödemelerinden kaçınan müşterilere yönelik olarak seks siteleri oluyor. Sitenin girişinde bazen uyarı bile olmadan kullanıcı, “esas bağlantısı kesilerek” Norfolk, Şili gibi uzak noktalara bağlanıyor ve farkında olmadan çok yüksek bir telefon görüşmesi yapmış oluyor.
Dialer sistemi, geçtiğimiz aylarda büyük sorunlara neden olmuş ve haziran ayından itibaren Türk Telekom tarafından hatlar kapatılmıştı.
|